|
Öğrenme nesneleri, bir kuruma ait bina, araç, personel gibi diğer varlıkları kadar
değerlidir. Bunların iyi bir şekilde yönetilmesi gerekir. Nesne yönetim sistemi
kullanan paylaşılmış bir öğrenme nesnesi havuzu çeşitli oluşturma ve dağıtım imkanları
sunar. Ancak bu yöntemin tek dezavantajı (eğer dezavantaj olarak görülürse) sisteme
katılan her bir nesne ile ilgili tanımlayıcı bilgilerin girilmesi gerekliliğidir.
Bütünleşik bir yönetim sunması ve daha az iş yükü gerektirmesi dolayısıyla nesne
yönetim sistemlerinin getirdiği avantajlar aşağıdaki gibidir (Duncan, 2003).
Finansal (Financial): Öğrenme nesnesinin her kullanımı oluşturma
maliyeti üzerinden artı kazanç artar (Duncan, 2003). Dijital öğrenme nesnelerinin
asıl esprisi yeniden kullanılabilirlikte yatmaktadır. Uygun bir şekilde oluşturulmuş,
akıllıca ambara yerleştirilmiş ve hatasız olarak kataloglanmış bir öğrenme nesnesi,
kendi asıl hedef kitlesi ve öğretimsel bağlamın ötesinde bir kullanım imkanına sahip
olacaktır. Bu yüzden iyi öğrenme nesnelerinin nispeten yüksek geliştirme maliyetine
rağmen, öğrenme nesnesi ambarlarının tekrar kullanılabilirlik beklentisinden dolayı,
üretim maliyetlerini amorti etmeye çalışan yayıncı ve yöneticilerin büyük ölçüde
dikkatini çekmiştir (Richard ve diğer., 2003).
Kontrol ve güvenlik (Control): Yedekleme ortamları vasıtasıyla
nesnelerin güvenliği sağlanabilir. Nesne ambarları sayesinde, kaynakların güvenli
bir şekilde merkezi olarak yönetilmesi mümkün olur.
Nesne Sahipliği (Ownership): Hazırlanan nesneler iyi bir şekilde
yönetildiği takdirde nesnenin kim tarafından hazırlandığı belli olur. Bu yüzden
nesnelerin yönetimi, takımları nesne geliştirme ve sahiplenme konusunda teşvik eder
ve öğrenme nesnelerinin paylaşımına özendirir.
Geleceğe uygunluk (Future-proofing): Farklı ortamlarda çalışabilirlik
amacıyla uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanmış sistemler, farklı sistemler
arası nesne transferi gibi işlemleri rahatlıkla yapabilirler. Böylece ilerleyen
zamanlarda ortaya çıkacak ihtiyaçlar için köklü değişliklere gerek kalmaz.
Bir öğrenme nesnesi ambarı, nesneler ve nesnelere ait metadata bilgilerini depolayan
bölümler ile metadata bilgileri üzerinden, nesne yönetim sistemi vasıtasıyla arama
yapılmasını sağlayan bileşenlerden oluşur (Cebeci, 2003b). Veri tabanındaki her
bir nesne için metadata tanımlanır. Bu metadata, nesneye ilişkin özel tanımlamaların
yanı sıra öğretim ortamlarında kullanımıyla ilgili bilgiler de içerir. Metadata
sayesinde, çevrimiçi öğrenme sistemlerinin sadece ilgili nesnelere erişmesi mümkün
olur (Downes, 2000).
Bu ambarların kullanıcıları genellikle öğretmenlerdir ve öğretmenler veri tabanlı
ya da sınıf içi, yüz yüze ya da uzaktan, tüm bir ders ya da kısa bir kurs oluşturmak
için kullanabilir. Dolayısıyla ambarlar nesnelerin pedagojik amaçlarına karşı tarafsız
olmalıdır. Tıpkı kütüphanenin bir kitabın nerede ve nasıl okunduğuyla ilgilenmediği
gibi nesne ambarları da nesnelerin nerede ve nasıl kullanıldığı üzerinde durmaz
(Duncan, 2003). Ancak nesnelerin öğrenim amaçları doğrultusunda etkin ve doğru biçimde
kullanıldığından emin olunması temel amaçtır. İşte bu nedenle, öğrenim nesnelerinin
bir ders, bir ünite veya bireysel bir öğretim/öğrenim parçası oluşturmak amacıyla
öğrenim amaçları doğrultusunda kullanılabilmesi için öğrenme nesnesi ambarlarının
bulma, ön izleme, ödünç alma ve yayınlama gibi işlevleri sağlaması gereklidir (Cebeci,
2003b). Nesne ambarlarında, bulunabilecek bu işlevler aşağıda açıklanmıştır.
Arama (Search/Find): Nesne ambarı, bulunması istenilen öğrenme
nesnesini kolay bir şekilde bulmaya imkan tanımalıdır.
Kalite Kontrolü (Quality Control): Sistem öğrenme nesnesinin teknik,
pedagojik ve metadata gereksinimlerini karşıladığından emin olmalıdır.
Alma (Retrieve): İstenilen nesne, nesne ambarlarından alınabilmelidir.
Gönderme (Submit): Ambara nesne gönderilebilmelidir.
Saklama (Store): Nesneler, gönderilen nesneyi veritabanında daha
sonra kullanılmasına imkan verecek şekilde barındırmalıdır.
Toplama (Gather): Diğer ambarlardan metadata bilgilerini toplayarak
daha geniş arama imkanları sunabilir.
Yayınlama (Publish): Nesne ambarları, diğer ambarların kullanabilmesi
için metadata bilgileri sunabilmelidir.
Sürdürme (Maintain): Nesne ambarları, versiyon kontrollerini yapabilmelidir.
Talep Etme (Request): Nesne ambarları, Farklı öğrenme nesneleri
talebini ya da siparişini sağlayabilecek mekanizmalar içermelidir.
İnternet, öğretmenler için en iyi araştırma araçlarından biri haline gelmiştir.
Ancak google gibi en güçlü arama motoru bile hemen her arama terimi için istenenin
dışında çok fazla bilgi döndürmektedir. Bu durum, kaliteli öğrenme kaynaklarını
ortaya çıkarmayı ve bunları tanımayı zorlaştırmaktadır. Öğrenme nesnesi ambarları
bu bağlamda öğrenme nesnelerinin erişimini kolaylaştırır (Richard ve diğer., 2003).
Aslında nesne ambarları, klasik kütüphanelere benzetilebilir ancak bu benzerlik
kataloglama ve erişim noktasına kadardır. Farklılık ise bilgi yanında öğretim de
sunmasıdır. (Mahadevan, 2002). Gerçekte kütüphane yerine ambar denmesinin nedeni
çok sayıda kişi ya da kurumun öğrenme nesnelerine katkıda bulunabileceğini vurgulamaktır.
Öğrenme nesnesi ambarları aslında yüzlerce hatta binlerce ayrı nesneyi içeren merkezi
bir veri tabanıdır. Böyle bir veri tabanı, çok farklı işlevlerde kullanılabilir.
Online derslerin oluşturulması bu işlevlerinden sadece bir tanesidir. Diğer kullanımları
online gazete ya da dergi, kişisel web sayfası, bilgi yönetim sistemleri vb. uygulamalar
olabilir (Downes, 2000). Benzer bir sistem gazetecilik alanında da mevcuttur. Reuters
gibi haber ajansları I-syndicate, Individual.com ya da Netscape Netcenter gibi merkezlere
belli bir formatta (XML, RSS) içerik sağlarlar. Bu merkezler içeriği bireylere ve
kurumlara iletmek üzere işlerler. Böylece bireysel kullanıcılar için özelleştirilmiş
bültenler oluşturulur (Downes, 2000). Nesne ambarları ise öğretim ortamlarına içerik
sağlar. Ambarların öğretimi ve öğrenmeyi aşağıdaki noktalarda desteklediği söylenebilir
(Duncan, 2003).
Kalite (Quality): Öğreticiler, büyük bir öğrenme nesnesi havuzu
sayesinde yeni nesneler hazırlamak için daha az zaman harcarlar. Çünkü yapılmış
şeylerin aynısını baştan yapmak için uğraşmaz. Öğretim etkinliklerini düzenlemek
için daha çok zamanı olacağı için öğretimin kalitesi artar (Duncan, 2003). Ayrıca
herkes en iyi kaynağa erişebileceği için öğretimin kalitesi artar (Richard ve diğer.,
2003).
Verimlilik (Productivity): Nesne ambarları sayesinde, var olan
nesneyi uyarlayarak yeni bir nesne oluşturmak oldukça kolaylaşır. Ayrıca nesneleri
birleştirerek yeni içerikler oluşturma söz konusu olduğunda, hem çok sayıda nesne
kullanma hem de bunların bir şablon dahilinde birleştirme imkanı üretkenliği daha
da artıracaktır (Duncan, 2003). Nesne ambarları, materyallerin paylaşımı ve kullanımında
zaman ve emek tasarrufu sağlar (Richard ve diğer., 2003).
Çeşitlilik (Diversity): Nesne yönetim sistemleri, öğrenme nesneleri
türlerinden bağımsız olarak çalıştığı için nesnelerin yüklenmesi esnasında herhangi
bir sınırlama getirmez. Dolayısıyla bu ambarlardan yararlanacak kullanıcılar, farklı
ortamlarda kullanabileceği çeşitlilikte nesneler bulabilirler. Ayrıca paylaşılan
bir nesne havuzu nesnelerin farklı amaçlarla çapraz kullanımına imkan tanıyarak
çeşitliliği destekler. Böylece öğretim materyallerinin değeri de ortaya çıkar.
Nesne ambarlarının, bu avantajlarından dolayı ortaya çıkan öğretimsel işlevselliği,
üç farklı seviyede incelenebilir. Birinci seviyede tıpkı kütüphanelerdeki gibi nesnelerin
sadece paylaşımı mümkündür ve kullanıcılar nesneleri olduğu gibi kullanırlar. Ancak
birçok eğitimci öğrenme içeriğini kendi bağlamında özelleştirmek ister. İkinci seviyede
ise öğrenme içeriği nesnelerin farklı amaçlarla kullanılmasını destekler. Bunun
için nesneler çok iyi yapılandırılmış ya da yeteri kadar küçük boyutlu olurlar.
Üçüncü seviye ise öğrencilerin çeşitliliğini kabullenmesidir. Her öğrenicinin, öğrenme
hedefleri, öğrenme hızları, öğrenme ilerlemeleri, motivasyonları ve geçmiş bilgileri
öğrenme durumlarına etki eder. Bu seviyede ki kullanımlarda ise, sunumların ve kontrollerin
öğrenme içeriklerinden bağımsız olmasına dayanır (Barrierfree, 2005).
Öğrenme nesnesi ambarları, öğreticilerin etkili nesne yönetimi, paylaşımı ve yeniden
kullanımı kültürünü içeren iş anlayışı geliştirmelerini teşvik eder (Duncan, 2003).
Öğrenme nesnesi ambarları bir kuruma ait (dahili) olan, birkaç kurum için ortak
olarak geliştirilen ve kullanılan ya da herkese açık bir ambar niteliğinde olabilir.
Örneğin, Kanada RRU (Royal Roads University) Üniversitesi’nde CEDAR adlı bir
grup, dahili bir nesne ambarı ve bir ders oluşturma aracı geliştirmiştir (Muzido
ve diğer., 2002). Diğer taraftan nesne ambarları genellikle, büyük maddi kaynaklarla
desteklenen ve çok sayıda kurumsal katılımcının yer aldığı büyük projelerin ürünü
olarak ortaya çıkmaktadır. Nesneler sayı, boyut ve dosya tipi açısından çeşitlilik
göstereceği için tek bir merkezi nesne ambarının bütün öğrenme nesnelerini fiziksel
olarak üzerinde bulundurması ve etkili bir şekilde sunması beklenemez (Hamilton,
2001). Bu yüzden, çeşitli öğrenme nesnesi ambarlarının birbirine bağlı olduğu dağıtılmış
ya da dağıtık olarak adlandırılan model daha uygulanabilirdir. Bu modelde nesneler,
İnternet teknolojileriyle birbirine bağlı olan farklı fiziksel alanlarda saklanır.
Tek bir erişim noktası ya da portal üzerindeki basit bir web arayüzü ile bu dağıtıklığın
kullanıcıya gösterilmemesi mümkündür. Özellikle farklı organizasyonların dahil olduğu
bir ortamda, işleyişte muhtemelen teknik farklılıklar olacaktır, ancak portal erişim
için uygun bir erişim noktası şarttır. Böylece ulusal ambarların esas başarısı ambarların
birbirileri arasında bilgi paylaşımı, nesne ile ilgili kayıtların alış verişi ve
nesnelerin kendilerine erişimi sağlamasına bağlıdır (Richard ve diğer., 2003). Bu
yüzden nesne ambarları tek bir nesne ambarı olarak çalışabileceği gibi bir kaç nesne
ambarının birlikte çalışması şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
Kaynak:
Karaman,
S. (2005). “Öğrenme Nesnelerine Dayalı Bir İçerik Geliştirme Sisteminin Hazırlanması
ve Öğretmen Adaylarının Nesne Yaklaşımı İle İçerik Geliştirme Profillerinin Belirlenmesi”.
Yayınlanmamış doktora tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum.
|